İçeriğe geç

İsviçre’de deniz var mı ?

İsviçre’de Deniz Var Mı?

Hayatımda dönüm noktalarım hep bir soru etrafında şekillendi. Birçok şeyin cevabını bulduğumda, bazen o soruların cevapsız kalması da beni derinden etkiledi. İşte bu yazı da böyle bir sorudan doğdu: “İsviçre’de deniz var mı?”

Evet, doğru duydunuz. İsviçre, deniz kıyısı olmayan bir ülke. Bu bilgiyle karşılaştığımda, içinde küçük bir hayal kırıklığı hissetmiştim. Çünkü yıllar önce kaybolmuş bir deniz arayışım vardı ve o hayal kırıklığını ben de taşıyorum. Birçok insan için sıradan bir soruydu belki ama benim için çok daha fazlasını ifade ediyordu. İsviçre’nin denizsizliğini öğrendiğimde, adeta zaman durmuştu. Hayal kırıklığım o kadar büyüktü ki, günlerce bu soruyu düşündüm.

Bir Aşk Hikayesi Gibi: Deniz ve Ben

Kayseri’de büyümüş bir çocuk olarak, denizle tanışmam çok farklı bir tecrübeydi. Çocukken annemle birlikte tatillere çıkardık. Hatırlıyorum, ilk kez deniz kenarına gittiğimizde, denizin tuzlu kokusuyla tanışmıştım. Kollarımı denize doğru uzatmıştım ve su, beni içine doğru çekiyordu. O an, dünyadaki her şeyin aslında bir oyun olduğuna inandım. Sanki deniz, bütün sırlarını bana fısıldayacak gibiydi. Evet, benim için deniz hep bir aşk gibiydi. Mesafeler çok uzun olsa da, içimde onu hep aradım.

İsviçre’ye taşındığımda, bir süre sonra denizin neden yokluğunu fark ettim. Kayseri’den gelen bir çocuk olarak, aradığım deniz, belki de o masum hislerin ve çocukluğumun kaybolan parçasıydı. İsviçre’de hiçbir zaman bir okyanus ya da deniz görmedim ama o büyük boşluk beni her geçen gün biraz daha sarstı. Bir yerlerde bir şey eksikti. Her yer yeşildi, dağlar beni sarhoş eden güzellikleriyle her zaman gözlerimin önündeydi ama bir şey eksikti, o tuzlu hava eksikti, dalgaların sesi eksikti. Bunu her hissettiğimde, hep aynı soruyu sordum: İsviçre’de deniz var mı?

Dağların Sessizliği ve İçimdeki Boşluk

Bir sabah, İsviçre’nin o soluk mavi gökyüzüne bakarken, başka bir soruyu daha sordum kendime: “Burada neden denize olan özlemimi daha çok hissediyorum?”

Dağlar, elbette çok güzel. Burası denizin aksine, dağlarıyla ünlü bir ülke. Her tarafı sarıp sarmalayan yeşillikler, vadiler, göller… Her şey bir tablo gibi. Ama denizin yokluğu, hayatın renklerini bir adım soluklaştırıyor gibiydi. Göl kenarında yürüdüğümde de her şey güzel görünüyordu, ama içimde deniz sormadan duramıyordum. Şehirde her şey çok düzenliydi, her şey yerli yerindeydi, ama bir eksiklik vardı ve bu eksiklik beni içinde kaybolan bir delikte hapsolmuş gibi hissettiriyordu.

Bir gün, bir göl kenarında otururken birini tanıdım. İsviçreli, sakin bir insan. Konuştuk, güldük, hayatı tartıştık ama sonrasında bana bir şey söyledi: “İsviçre’de deniz yok, ama biz göllerle büyüdük. Denizin kıyısında yaşamamış olabiliriz, ama gölün huzurunu içimizde hissediyoruz.” İlk başta bu sözler çok garip gelmişti. “Bir göl denizi hissettirebilir mi?” diye düşünmüştüm. Ama sonra, o sakin bakışlarını ve huzurlu halini görünce, belki de her şeyin bir başka şekilde olabileceğini kabul ettim.

O an, içimdeki boşluğu anlamaya başladım. Belki de deniz, fiziksel bir şeyden daha fazlasıydı. İçsel bir huzurdu, bir özgürlüktü. Göle her bakışımda, denizin derinliğini aradım. Ama sonunda anladım ki, belki de deniz, yerinde değil, bizde var.

İsviçre’de Deniz Var mı? Aslında Var

Hayatımda bir kez daha bu soruyu sordum ve bu kez bir başka bakış açısıyla sordum. İnsanın içindeki deniz, bazen bulunduğu yerden bağımsız olarak var olabiliyor. İsviçre’de deniz yok, ama bu, denizin yok olduğu anlamına gelmiyor. Belki de deniz, her zaman orada ve sadece gözlerimizi kapatmamız gereken bir yerde. Ya da belki de bu boşluk, içinde daha büyük bir keşif yapmamızı sağlayan bir fırsattır.

Evet, İsviçre’de fiziksel olarak deniz yok, ama her şey bir arayışla ilgili değil mi? Herkesin kendi denizini bulması lazım, belki de bazen denizi bir gölde, bazen dağların zirvelerinde ararız. Bunu kaydettiğimde içimde bir rahatlama hissettim. Biraz daha huzurluydum. Belki de her şey, insanın denizle olan ilişkisini yeniden anlamasıyla ilgilidir. Bazen bir ülkenin fiziksel yapısı, bizim içsel denizimizle çelişebilir ama bu, hala aynı derinlikte yol alabileceğimiz anlamına gelmiyor.

Geriye Kalan Sadece Arayış

Kayseri’den İsviçre’ye kadar uzanan bu yolculuk, bana bir şey öğretti. Belki de deniz, her zaman var. Ya da belki, bizim ona nasıl bakmamız gerektiğiyle ilgili bir şeydir. İsviçre’de deniz olmasa da, kalbimde o sonsuz okyanus var. O anı, dalgaların vücudumu sarmasına, tuzlu havanın ciğerlerimi doldurmasına ve dünyadan uzaklaşmama izin veren denizi hissediyorum. Belki de deniz, insanın ruhunda ya da içindeki o kaybolmuş hislerde yaşar.

Bunu kabul etmek zor olsa da, artık içimdeki denizi aramak yerine, bulunduğum yerin huzurunu kabul etmeyi öğrendim. İsviçre’de deniz yok, ama belki de ben denizi burada buldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!