İçeriğe geç

Kimlik bunalımı nedir psikolojide ?

Kimlik bunalımı nedir psikolojide? (Ve ben neden bunu kahve alırken bile yaşıyorum?)

İzmir’de yaşıyorum. Bu cümle kulağa rahat, hafif rüzgârlı, biraz da deniz kokulu geliyor olabilir ama gerçekte durum şu: Bir yandan Kordon’da yürürken “hayat çok güzel” diyorsun, diğer yandan markette hangi yoğurdu alacağına karar veremeyip varoluşsal sorguya giriyorsun.

Geçen gün aynen böyle bir şey oldu.

Reyonda iki yoğurt arasında kaldım. Biri “proteinli”, biri “köy yoğurdu”. Elimde telefon, Google’a “yoğurt seçmeyen insanlar ileride ne olur” yazacak noktaya geldim.

İşte tam o an iç sesim devreye girdi:

“Sen zaten hayatını seçemiyorsun, yoğurt mu kaldı?”

Ve o saniye fark ettim ki ben yine aynı yerdeyim: Kimlik bunalımı nedir psikolojide sorusunun tam ortasında, ama elinde sadece yoğurt kaşığıyla.

Arkadaş ortamında “ben kimim ya?” krizi

Bizim arkadaş grubunda klasik bir durum vardır: Birimiz ciddi bir şey anlatmaya başlayınca mutlaka biri konuyu dağıtır.

Geçen hafta oturuyoruz. Herkes hayatını anlatıyor.

Biri: “Ben artık kariyer değiştiriyorum.”

Diğeri: “Ben yurtdışına taşınmayı düşünüyorum.”

Ben: “Ben de… şey… kendimi geliştiriyorum.”

“Ne geliştiriyorsun?” diye sordular.

O an beynim mavi ekran verdi.

İç ses: “Bir şey geliştiriyor gibi yap. Hızlı ol.”

Ben: “Kişisel… yazılım?”

Sessizlik.

İşte tam burada Kimlik bunalımı nedir psikolojide sorusu sadece akademik bir konu değil, resmen arkadaş masasında canlı yayınlanan bir belgesel oluyor.

Herkes net. Herkes bir “şey”.

Ben ise sanki karakter seçme ekranında takılı kalmışım.

İç sesimle yaptığım anlaşmalar

Bazen kendi iç sesimle pazarlık yapıyorum.

“Bak” diyorum, “bugün özgüvenli biri olacağız.”

İç ses:

“Tamam ama 15 dakika sonra geri eski sürüme dönüyoruz, fazla pil harcama.”

Böyle bir sistemde kimlik bulmak kolay mı?

Değil.

Ama komik olan şu: İnsan bazen kendiyle dalga geçmezse ağlayacak gibi oluyor.

Kimlik bunalımı nedir psikolojide? (Psikolojik versiyon ama mahalle diliyle)

Globalsinifportal takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Kimlik bunalımı nedir psikolojide” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.

Şimdi biraz daha ciddi gibi yapalım ama çok da kasmadan.

Kimlik bunalımı nedir psikolojide sorusu aslında şuna denk geliyor: İnsan “ben kimim, ne yapıyorum, nereye gidiyorum?” sorularında biraz fazla takılı kalıyor.

Ama bunu kitap gibi düşünmeyin.

Bunu daha çok şöyle düşünün:

Sabah uyanıyorsun, “bugün hayatımı değiştireceğim” diyorsun.

Öğlen oluyor, “bir çay içip düşünelim” diyorsun.

Akşam oluyor, “yarın değiştiririm” diyorsun.

Psikolojide bu durum genelde kişinin kendini tanımlamakta zorlanması, roller arasında sıkışması ve “ben aslında ne olmak istiyorum?” sorusuna net cevap verememesiyle ilişkilendiriliyor.

Ama benim versiyonum biraz daha basit:

Ben bazen aynı gün içinde üç farklı insan gibi hissediyorum:

Sabah: Disiplinli girişimci

Öğlen: Hayatı sorgulayan filozof

Akşam: Battaniyeye sarılı Netflix karakteri

İzmir’de kimlik krizi yaşamak biraz ironik

İzmir’de yaşayıp da “ben kimim?” diye düşünmek biraz garip.

Çünkü etraf sürekli “rahat ol ya” modunda.

Ama kimlik bunalımı öyle bir şey değil ki “rahat ol” deyince geçsin.

Geçen gün sahilde oturuyorum.

Bir arkadaşım geldi.

O: “Nasılsın?”

Ben: “İyiyim… sanırım…”

O: “Ne demek sanırım?”

Ben: “Ya şey… içsel güncellemeler yapıyorum.”

Bakınca komik ama aslında içten içe şunu düşünüyorum:

“Ben neden herkes gibi düz bir çizgide gidemiyorum?”

İşte Kimlik bunalımı nedir psikolojide sorusu tam burada yeniden devreye giriyor.

Çünkü mesele sadece “ne iş yapıyorsun?” değil.

Mesele “sen kendini hangi hikâyeye koyuyorsun?” meselesi.

Market rafı felsefesi

Benim hayat felsefem çoğu zaman market raflarında şekilleniyor.

“Organik mi alsam?”

“Ucuz mu alsam?”

“Bu marka beni temsil eder mi?”

Bir noktadan sonra yoğurt değil, sanki kimlik seçiyorum.

Kasada sıra beklerken bile iç ses:

“Bak bu seçim ileride seni etkiler.”

Abartmıyorum, bazen tost ekmeği alırken bile varoluşsal ağırlık hissediyorum.

İç ses vs dış dünya savaşı

Benzer Bir Yazı: Kimler sırt üstü yatamaz ?

Benim en büyük problemim şu: İç sesim çok konuşkan.

Dışarıdan bakınca gayet normal biriyim.

Ama içeride 5 kişilik bir tartışma paneli var.

Biri diyor ki: “Plan yap.”

Biri diyor ki: “Akışa bırak.”

Biri diyor ki: “Zaten geç kaldın.”

Biri diyor ki: “Hiçbir şey geç değil.”

Biri de sadece cips yiyor.

Ve bu ekip yüzünden Kimlik bunalımı nedir psikolojide sorusu benim için teorik bir konu değil, günlük toplantı gündemi.

İş görüşmesi sendromu

Bir iş görüşmesine gitmiştim.

Klasik sorular:

“5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?”

İç ses:

“Bunu kim biliyor ya?”

Ben:

“İlerlemek istiyorum.”

Mülakatçı:

“Neye göre?”

Ben:

“Şey… içsel ilerleme?”

Sonra eve dönerken otobüste düşündüm.

“Ben neden net cevap veremiyorum?”

Ve o an fark ettim ki problem cevap bulamamak değil, kendimi sabit bir şey gibi tanımlamaya çalışmak.

Kendi kendime motivasyon konuşmaları

Bazen sabah kalkıyorum ve kendime motivasyon konuşması yapıyorum:

“Bugün toparlanıyoruz.”

Sonra 10 dakika sonra:

“Tamam tamam, yatıyorum.”

Bu bile başlı başına kimlik krizi gibi.

Çünkü bir yanım “disiplinli birey” olmak istiyor, diğer yanım “bugün sadece var olalım yeter” diyor.

Kimlik bunalımı nedir psikolojide? (Gerçekten ne oluyor bana?)

Daha net söylemek gerekirse bu durum, insanın kendini tanımlama sürecinde yaşadığı çatışmalarla ilgili.

Ama ben bunu şöyle yaşıyorum:

Bir gün çok motiveyim, hayatı değiştireceğim.

Ertesi gün çorap seçmek bile fazla geliyor.

Bir gün “ben yaratıcıyım” diyorum.

Ertesi gün “ben sadece çay içen biriyim” diyorum.

Ve bu değişim hızlı değil, anlık.

Sanki içimde bir radyo sürekli kanal değiştiriyor.

Arkadaşların “sen aslında nasılsın?” sorusu

En sevdiğim ama en zor sorulardan biri:

“Sen aslında nasılsın?”

Çünkü bu soru bana “tek cümlelik kimlik özeti ver” demek gibi geliyor.

Ben de genelde kaçıyorum:

“Ya değişiyor.”

Bu cevap aslında şunu demek:

“Ben de bilmiyorum ama açıklamak için enerji yok.”

Kendimle barışma anları

Son zamanlarda şunu fark ettim:

Belki de sürekli net olmak zorunda değilim.

Belki de kimlik dediğimiz şey sabit bir CV değil.

Daha çok karışık bir playlist.

Bazen ciddi şarkı, bazen saçma pop, bazen sadece sessizlik.

Ve bu fikri kabullenince içimde biraz rahatlama oldu.

Sonuç değil, devam eden bir durum

Şunu net söyleyebilirim:

Kimlik bunalımı nedir psikolojide sorusunun bende karşılığı “bozukluk” gibi bir şey değil.

Daha çok “yükleniyor…” ekranı gibi.

Bazen donuyor, bazen hızlanıyor, bazen tamamen saçmalıyor.

Ama artık buna eskisi kadar kızmıyorum.

Çünkü İzmir’de deniz nasıl sürekli hareket ediyorsa, insan da bazen sabit olamıyor.

Ve belki de mesele sabit olmak değil.

Belki de mesele, o değişkenliğin içinde kendine biraz gülümseyebilmek.

Ben hâlâ yoğurt reyonunda düşünmeye devam ediyorum.

Ama en azından artık iç sesimle dalga geçebiliyorum:

“Tamam” diyorum, “bugün de kimliğimizi seçemedik ama en azından proteinli yoğurdu seçtik.”

Ve bu bile bir ilerleme sayılır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.sinemaforum.com.tr https://dgg.com.tr https://sezu.com.tr Sitemap
vdcasino giriş