Türkiye’de 4G Ne Zaman Çıktı? Bir Neslin “Yükleniyor…” Travması
Bazı insanlar çocukluk travmasını anlatır, bazıları eski aşklarını. Benimkisi internet hızları. Çünkü Türkiye’de belli bir yaş grubundaysan, hayatının önemli bir kısmı ekranın ortasında dönen o küçük yuvarlağı izleyerek geçti. Hani şu video açılacakmış gibi yapıp açılmayan anlar var ya… İşte onlar karakter geliştirdi bizde.
Geçen gün İzmir Kordon’da arkadaşlarla oturuyoruz. Masada klasik ortam: biri hayatını düzene sokmaya çalışıyor, biri kripto konuşuyor, biri eski sevgilisini stalklıyor ama “denk geldim” diyor. Ben de durduk yere ortaya şöyle bir soru attım:
“Türkiye’de 4G ne zaman çıktı lan?”
Masada üç saniyelik bir sessizlik oldu. Sanki devlet sırrı sordum.
Sonra Berk çayından bir yudum alıp:
“Olm biz direkt 4.5G’ye geçmedik mi?” dedi.
Ve işte o an beynimde eski internet sesleri yankılandı.
İnternetin Eskiden Bildiğin Fiziksel Acı Vermesi
Şimdi gençler 15 saniye video geç yüklenince sinir krizi geçiriyor. Bizim dönem başka. Biz interneti mücadele ederek kullandık.
Modemi açarsın.
“Dıııııııııt cızzzttt vıyyyk.”
Ev telefonu gider.
Annen bağırır:
“Kim internete girdi yine!”
Sanki gizli tünel kazıyoruz eve.
Sonra yıllar geçti. 3G geldi. Millet bir sevindi anlatamam. Telefonla internete girmek o dönem uzaya çıkmak gibi bir şeydi. Ama dürüst olalım, 3G bazen o kadar yavaştı ki Google’a “merhaba” yazıyorsun, cevap torunlarına geliyor.
İşte tam bu noktada herkesin aklındaki soru büyüdü:
Türkiye’de 4G ne zaman çıktı?
Teknik olarak Türkiye’de doğrudan “4G” yerine 4.5G sistemi kullanılmaya başlandı ve tarih 1 Nisan 2016’ydı. Şaka günü olması da ayrı komedi zaten. Adamlar resmen ülkeye hızlı interneti 1 Nisan’da getirdi. İlk başta kimse inanmadı.
“Haha güzel şaka.”
Yok abi gerçekmiş.
1 Nisan 2016: Ülkece Bir Anda Hızlandık
O günü çok net hatırlıyorum. İzmir’de evdeyim. Sabah kalktım, telefonun üstünde “4.5G” yazıyor. Böyle baktım ekrana.
“Bu ne oğlum? Telefon evrim mi geçirdi?”
İnsan alışamıyor tabii. Çünkü yıllarca internetin açılmasını beklemişsin. Bir anda video anında yükleniyor. Fotoğraf saniyesinde gidiyor.
Biz afalladık.
Cidden.
Türk halkı olarak hızlı internete psikolojik olarak hazır değilmişiz.
Mesela arkadaş grubunda ilk hafta herkes speed test yapıyordu. Kimsenin işi gücü yok.
“Olm bende 82 Mbps çıktı.”
“Benimki 91.”
“Ben balkona çıktım 97 gördüm.”
NASA’ya astronot seçiliyor sanki.
4.5G Gelince Gereksiz Özgüven Geldi
Bak bu çok net.
4.5G geldikten sonra milletin internetteki tavrı değişti. Eskiden biri sana video atınca açmadan önce düşünürdün.
“Wifi var mı?”
“Kota gider mi?”
“Bu video için hayatımdan kaç dakika kaybedeceğim?”
4.5G sonrası millet sabahın köründe 900 MB video göndermeye başladı.
Bir arkadaşım vardı, çocuk mesaj yerine full HD video yolluyordu. Normal yazışmayı bıraktı.
“Kanka bak bunu izle.”
Abi üç bölüm dizi göndermişsin.
Bir de internet hızlanınca insanların özgüveni acayip arttı. Herkes yayıncı olmaya çalıştı bir ara. Twitch açan mı dersin, YouTube kanalı kuran mı…
Ben de bir ara gaza geldim.
“Ben neden içerik üretmiyorum ya?”
Sonra kendi sesimi kayıtta duyunca üç ay kimseyle konuşmak istemedim.
Türkiye’de 4G Ne Zaman Çıktı Sorusunun Altında Yatan Büyük Dram
Şimdi dışarıdan bakınca komik geliyor ama gerçekten internet hızı insan psikolojisini etkiliyor.
Eskiden mesaj gitmeyince insan kavga bile edemiyordu.
“Seen atıyo bana.”
“Olm internet çekmiyor olabilir.”
“Yok kanka hisseder insan.”
Bizim nesil teknik arızaları duygusal mesele sandı yıllarca.
Bir kız “mesajım gitmedi” dediğinde gerçekten inanmazdık mesela. Çünkü o dönem internetin ne kadar kötü olduğunu kabul etmek istemiyorduk.
Ama gerçek şu:
Türkiye’de 4G öncesi mobil internet bazen tost makinesi kadar performans veriyordu.
İzmir Metro ve İnternetin Varoluş Savaşı
İzmir Metro’da internet kullanmak zaten başlı başına psikolojik deney. Hele 4G öncesi dönem…
Telefona bakıyorsun:
“E”
Sonra:
“H”
Sonra hiçbir şey yok.
Telefon sinyal değil umut arıyor.
Bir keresinde metroda Spotify açmaya çalışıyorum. Şarkı başlamadı. Yolculuk bitti hâlâ buffer dönüyor. Eve geldim çocuk hâlâ nakarata geçememiş.
İşte o yüzden Türkiye’de 4G ne zaman çıktı sorusu benim için sadece teknoloji değil. Bu bir hayatta kalma hikâyesi.
4.5G Geldi Ama Bizim Mahalleye Uğramadı
Tabii Türkiye klasiği olarak herkes aynı anda nimetlerden faydalanamadı.
Reklamlarda adam dağın tepesinde 4.5G kullanıyor.
Biz Bornova’da pencereye çıkıp telefon tutuyoruz.
“Bir çizgi geldi lan kıpırdama!”
Evde internet çekmeyen belirli kutsal noktalar vardı. Tuvaletin yanı mesela. Orası başka boyuttu. Telefonu kaldırıyorsun bir anda internet gidiyor.
Sanki evin içinde Bermuda Şeytan Üçgeni var.
Babam da teknolojiyle hiç barışık değildir. 4.5G’ye geçtiğimiz gün şöyle dedi:
“Eskiden internet yavaştı ama huzur vardı.”
Bu cümle aşırı komik ama biraz doğru.
Çünkü hızlı internetle birlikte insanların sabrı tamamen yok oldu.
Video iki saniye geç açılsın hemen:
“Bu nasıl ülke ya?”
Abi bir sakin ol. Biz JPG yüklenmesini bekleyen nesildik.
Eski Telefonların Gururlu Direnişi
Bir de 4.5G geçişinde telefon krizi vardı.
Bazı telefonlar desteklemiyordu. Millet operatörden mesaj alınca panik oldu.
“Cihazınız uyumlu değildir.”
Bu mesaj resmen ilişki reddi gibi geliyordu insana.
Arkadaş ortamında herkes telefon modelini sakince söylemeye başladı.
“Seninki destekliyor mu?”
“Yok ya…”
“Üzüldüm kardeşim.”
Sanki askerlik çıkmadı.
Benim eski telefon da desteklemiyordu. O dönem kendimi çağ dışı hissettim. Telefon elimde değil de müzeden ödünç alınmış gibi.
Hızlı İnternetle Gelen Yeni Dertler
İşin komik tarafı şu: İnsan hiçbir şeyden memnun olmuyor.
Eskiden internet yavaş diye şikâyet ediyorduk.
Şimdi hızlı ama bu sefer başka sorunlar çıktı.
Artık herkes her an ulaşılabilir.
Mesajı gördün mü?
Gördün.
Niye cevap vermedin?
Çünkü canım istemedi Ayşe.
Ama bunu diyemiyorsun tabii.
4.5G ile birlikte sosyal medya da başka seviyeye geçti. İnsanlar yemek yemeden önce fotoğraf çekmeye başladı. Mekâna gidiyoruz, masadaki herkes önce telefonu doyuruyor.
Ben de farklı değilim bu arada. Geçen kumru söyledim, soğuyana kadar açı aradım.
Hayatımız internet hızlanınca kolaylaşmadı sadece. Daha hızlı yorulmaya başladık.
İç Sesim: “Biraz Çık Telefonda Yaşamaktan”
Bazen Kordon’da yürürken telefonu cebime koyuyorum. Deniz kokusu geliyor. Martılar bağırıyor. İnsanların sesi birbirine karışıyor.
Sonra elim otomatik telefona gidiyor.
Refleks olmuş.
Beyin sürekli yeni bildirim bekliyor.
Türkiye’de 4G ne zaman çıktı diye araştırırken bir anda eski fotoğraflarıma daldım geçen gün. 2016 yazı. Herkes mutlu görünüyor ama filtrelerden gözükmüyor tabii.
Ben de incecikmişim o zaman. Şimdi stres ve boyoz kombinasyonu yüzünden yüzüm PowerPoint sunumu gibi genişledi.
Hayat garip.
“Türkiye’de 4G ne zaman çıktı” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Globalsinifportal olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
4G’nin Türkiye’ye Gelişi Neden Bu Kadar Olay Oldu?
Çünkü internet artık lüks değil hayatın merkeziydi.
1 Nisan 2016’da Türkiye’de 4.5G kullanılmaya başlandı ve mobil internet ciddi anlamda hızlandı. Bu geçiş sadece teknoloji meselesi değildi. İnsanların iletişim biçimini değiştirdi.
Daha hızlı video.
Daha hızlı mesajlaşma.
Canlı yayınlar.
Mobil oyunlar.
Anlık içerik tüketimi.
Yani ülkece “yükleniyor…” ekranından çıkıp yeni bir döneme girdik.
Ama yine de Türk insanının internetle ilişkisi dramatik kalmaya devam etti.
Çünkü biz modem resetleyerek büyüdük.
Sonuç: İnternet Hızlandı Ama Beynimiz Aynı Kaldı
Bazen düşünüyorum da teknoloji inanılmaz gelişti ama bizim kafa hâlâ aynı.
Hâlâ gece 3’te eski mesaj okuyup moral bozuyoruz.
Hâlâ biri “napıyosun” yazınca yarım saat cevap düşünüyoruz.
Hâlâ internet çekmeyince telefonu havaya kaldırıyoruz. Bunun bilimsel hiçbir açıklaması yok bu arada. Türk halkı olarak telefonu tavana uzatınca sinyal geleceğine inanıyoruz.
Belki de mesele teknoloji değil gerçekten.
Belki mesele insanın hiçbir çağda tam olarak rahatlayamaması.
Ama yine de kabul edelim…
Türkiye’de 4G’nin çıkışı büyük olaydı.
Çünkü bir nesil ilk defa videoyu donmadan izledi.
Ve o gün hepimiz kısa süreliğine geleceğe gelmiş gibi hissettik.